7 Şubat 2021 Pazar

UZAKTAN ÇALIŞMA MODELİ TEŞVİK EDİLMELİ VE DESTEKLENMELİDİR

Pandemi döneminde özellikle dikkat çeken konulardan birisi olan uzaktan (evden) çalışmanın, personele ve işletmeye oldukça faydası olmaktadır. İnternetin olduğu her yerden ofis işlerini yapabiliyor olmak oldukça avantajlı bir durum olmuş ve fırsatlar doğurmuştur. Aşağıdaki başlıklar altında Covid-19 virüsü sebebiyle bir çok işletmenin geçtiği, geçmek zorunda kaldığı ve pandemi bittikten sonra da devam etmeleri gerektiği bu sistemin avantajlarına değinmek istedik.

  • Ulaşımda Zaman Kaybedilmiyor

Büyük şehirlerde ulaşım en büyük problemlerden birisidir. Trafikte harcanılan gereksiz zaman, hem işletmeye hemde personelin iş hayatına etki etmektedir. Büyük şehirlerde trafikte geçirilen zaman ortalama 1-2 saati bulabiliyor. Uzaktan çalışma ile personelin ofise gitmek zorunluluğu olmayacağı için bu sadece çalışan ve işletmeye değil herkese avantaj sağlayacaktır.  İşletme ve personel zaman kazanmanın yanında maddi-manevi olarakta faydalar kazanacaktır. Uzaktan çalışmaya elverişli sektör çalışanlarının trafikte olmaması da trafik akışını bir nebze de olsa rahatlatacak, dolayısıyla trafik sorununa katkı sağlayacaktır.


  • Çevre Kirliliğinin Önüne Geçiyor, Çevre Dostudur

Ulaşım maddesinden yola çıkarak uzaktan çalışmanın avantajları sadece insanlara değil çevreye ve havaya da sağlayacağı yararlar açısından azımsanmayacak durumdadır. Trafikte daha az araç olıyor dolayısıyla daha fazla temiz hava, daha az enerji ve daha az gürültü kirliliği oluşuyor. Ofiste de enerji sarfiyatı ve kirliliğin önüne geçilebiliyor. Su gibi doğal kaynaklar ofis dışı ortamlarda daha az harcanabiliyor.


  • Maliyetler Azalıyor

Yukarıdaki maddelerde de belirtildiği gibi uzaktan çalışma maliyetleri azaltan bir çalışma şeklidir. Ofis kirası, ofis malzemeleri, temizlik, güvenlik v.b maliyetler işletme sahipleri ve çalışanları için oldukça büyük bir maddi yük olabiliyor. Uzaktan çalışma ile bu gibi gider kalemlerinde oldukça büyük tasarruflar elde edilebiliyor.


  • Çalışanlar Daha Verimli, Üretken Oluyor

Yapılan araştırmalara göre uzaktan çalışanların, ofis ortamında çalışanlara göre %13 daha üretken oldukları gözlemlenmiştir. Çalışanlar kendilerine sağlayacakları ortam ile üretkenliklerini artırabiliyor. Ofis ortamındaki dikkat dağıtıcı unsurlar bertaraf edilebiliyor. Ulaşımda kaybedilen zaman çalışmaya harcanabiliyor. Ulaşımda özellikle İstanbulda metro, metrobüs dolmuş v.s gibi taşıma araçlarında sarfedilen enerji; çalışmaya, odaklanmaya harcanabiliyor.


  • İş Yeri veya İş Gücü Bulma Avantajı Sağlıyor

Mekandan bağımsız olarak çalışıldığı için bulunduğunuz il ve hatta ülkede çalışma koşulunun önüne geçilmiş olabiliyor. İş verenler açısından da daha fazla alternatif sağlıyor ve dolayısıyla daha fazla çalışana doğrudan ulaşılabiliyor.


  • Daha Mutlu Çalışanlar

Çalışanlar ailelerinin yanında oldukları için aile yapısına çok önemli katkıları oluyor. Aileleri ile daha fazla vakit geçirilebiliyor. Çalışan istediği yerde, istediği konforda, istediği şekilde giyinip rahat hareket etmesine olanak sağlıyor. Bu durum çalışanda iş yeri aidiyetini de yükseltiyor. İşi bırakma olasılıklarını düşürüyor. Dolayısıyla bu durumdan şirketler de avantaj sağlıyor.


  • Çalışma Saatleri Esnetilebiliyor

Saat 8-17 veya 9-16 gibi zorunlulukların önüne geçilebiliyor. Önemli olan verilen işlerin zamanında yapılabilirliği olduğu için mesai saatleri esnetilebiliyor. Bu esneklik iş yerinden izin alma problemlerininde önene geçiyor.


  • Bulaşıcı Hastalıklara Yakalanma Olasılığını Azaltılıyor

Sadece global bulaşıcı hastalıklar değil, basit gribal enfeksiyonlar gibi ofis içerisinde kişiden kişiye her yoldan bulaşabilecek olan hastalıkların önüne geçilmesi açısından hayati fırsatlar sunuyor. Soğuk algınlığı, grip gibi hastalıklarla başedebilen kişiler evde rahatlıkla işlerine devam edebiliyor. Fakat bu kişiler ofis ortamında çalışmamaları gerektiği için işletme ve personele kayıplar sunabiliyor.


ÜLKEMİZ AÇISINDAN STRATEJİK BİR FIRSAT SAĞLIYOR

Ülkemizde uzaktan çalışabilecek en göze çarpan sektör olan bilişim sektöründe çalışanların çoğu büyük kentlerde yaşamaktadır. Ülkemiz açısından kritik bir şehir olan İstanbul'u baz alacağız. Nüfusun yaklaşık 5 te 1 i bu ilimizde yaşamaktadır. Ekonominin kalbidir. Fakat kapasitesinin üzerinde bir nüfusu, buna bağlı olarak doğal kaynaklarının yetersiz kalması ve deprem gerçeği riskli durumlar oluşturmaktadır. Bir çok Anadolu ilinden de büyük şehirlere göç devam etmektedir. Bu durum bu illerdeki kira ve ev fiyatlarını artırmaktadır. Yaşam oldukça pahalı hale gelmektedir.

Uzaktan çalışma ile İstanbul gibi illerdeki bilişim sektörü çalışanlarının istedikleri yerlere yönlendirilmeleri, şirketlerin buna göre çalışma şekillerini düzenlemeleri, hem İstanbul hem de Anadolu illeri için stratejik ve ekonomik bir hamle olacaktır. Sektör çalışanları da bu durumdan oldukça memnun olacaklardır. İnternet altyapısı olan istedikleri yerde, memleketlerinde, tatil köylerinde v.s çalışabileceklerdir. Anadolu esnafıda bu durumdan oldukça memnun olacaktır. Bu illerde artan nüfus ile farklı iş kolları oluşacaktır. İstihdam artacaktır. Ekonomiye ve refah düzeyine pek çok pozitif katkıları olacaktır.


1 Mart 2020 Pazar

Sürü İHA Sistemleri


Hızla gelişen sistemler (sensörler, işlemciler, haberleşme birimleri vb.) daha küçük İnsansız Hava Araçlarının (İHA) daha büyük İHA’larla aynı işlevleri yerine getirmelerine imkân sağlamaktadır. Verilen bir görevi yerine getirmek üzere tek bir İHA yerine çoklu sürü halinde İHA’ların kullanımı uzun yıllardır ilgi alanı olmuştur. 

Tek bir İHA’nın bir takım kısıtlar sebebiyle (havada kalış süresi, taşıyabileceği faydalı yük ve uzun mesafe haberleşme bant genişliği vb.) kabiliyetlerinin yetersiz kaldığı çok sayıda senaryo bulunmaktadır. Ancak son yıllarda, özellikle de çarpışmadan kaçınma ve rota bulma alanındaki gelişmelerin ardından, çoklu sürü İHA kullanımı mümkün hale gelmiştir.
Sürü İHA, belirli bir işi/görevi gerçekleştirmek üzere birbirleriyle işbirliği yapan çok sayıda İHA’dan oluşur. Operatör tarafından kontrol edilir, otonom ya da yarı-otonom olarak çalışır.

Birden fazla sayıda hava aracından oluşan iha sürüsü, belirli bir düzen içinde uçarak pek çok askeri ve sivil görevi yerine getirebilir. Örneğin; terörle mücadelede, ülkeler arası savaşlarda, belirli bir bölgedeki arama çalışmalarında, orman yangınlarının takibinde ve orman yangınlarıyla mücadelede, binaların, köprülerin, erişilmesi güç yerlerin (yapının durumu, çatlaklar vb.) gözlenmesi ve
kontrol edilmesinde, sınır kontrolünde, özel veya askeri bir alanın izinsiz girişler için gözlenmesinde, hava fotoğraflarının çekilmesinde, sel baskını, deprem gibi doğal afetler sonrası arama-kurtarma çalışmalarında ve bu afetler sırasında kopan iletişimin yeniden kurulmasında, zirai ilaçlamada, tarladaki ürünlerin gelişiminin takibinde vb. kullanılabilir.

Aşağıdaki videodaki görüntüler STM tarafından yürütülen Küresel Konumlama Sistemi Bağımsız Otonom Seyrüsefer Sistemi Geliştirme (KERKES) Projesi, Türkiye'nin yapay zeka destekli sürü İHA'larına aittir.

25 Şubat 2020 Salı

Koronavirüsü Canlı İnteragtif Harita

Covid-19'da denilen koronavirüs bir çok ülkeye yayılmış durumda ve vaka sayısı hızla artmaya devam ediyor. Aşağıdaki harita canlı olarak ülkelerdeki vaka ve kayıp sayılarını vermektedir. Umarım en kısa zamanda insanlık bu virüsünde üstesinden gelir.

23 Şubat 2020 Pazar

16 Milyon Euro Değer Biçilen Site Çekyalı Yazılımcılar Tarafından Ücretsiz Yapıldı

Çekya'da (eski ismiyle Çek Cumhuriyetin'de) bir yazılımcı grubu haftasonu iki gün hükümetin 16 milyon euro harcamayı planladığı internet sitesini ücretsiz yaptı.
Bu site ihalesinin kapalı olması yazılımcıların tepkisini çekmişti. Özellikle Actum Digital IT firmasının sahibi Tomas Vondracek, ihale koşullarını sağlayacak ancak tamemen ücresiz bir site kurma çağrısı yaptı. Çağrıya 300 kişiden fazla bir geri dönüş oldu. 60 kişilik gönüllü ekip Ferznamka.cz sitesini koduyla birlikte haftasonu 2 günde yazıp ilgili devlet birimine hediye etti.
Bu gelişmeler ışığında Çekya Başbakanı Andreh Babis grubu ziyaret etti. Site şuan aktif durumda olup test aşamasındadır.

2 Mart 2019 Cumartesi

Geleneksel Ticaret ile Elektronik Ticaretin Karşılaştırılması

Elektronik ticaret, internetin sunduğu geniş olanaklar neticesinde gün geçtikçe gelişmeye devam etmektedir. Hem satıcılar hem de alıcılar açısından büyük avantajları bulunan ticaretin bu türü özellikle ülkemizde internetin ve beraberinde mobil cihazların yaygın olarak kullanılmasıyla hacmini gün geçtikçe artırmaktadır. Açılan E-ticaret siteleri ve sosyal medya sayesinde şirketler ürünlerini tüm dünyadaki tüketicilere hızlı, kolay ve masrafsız bir şekilde sunarak pazar paylarını ve neticisinde karlılıklarını artırmaktadırlar. Alıcılar ise karşılarına çıkan sınırsız ürün ve hizmet seçeneği arasından istediklerine bir tıkla ulaşabilmenin avantajlarından yararlanarak kolay bir şekilde alım yapmanın keyfini çıkarmaktadır.
Normal mağazaların ödedikleri kira, fatura bedelleri ve personel giderleri gibi sabit giderler e-ticaret web sitesi söz konusu olduğunda önemli ölçüde düşmektedir. Maliyetlerdeki ve giderlerdeki bu düşüş ise ürünlerin fiyatlarına yansıtıldığından e-ticaret sitesi üzerinden çok daha ekonomik fiyatlarla ürün satılı alınmasına olanak sağlanmaktadır.
Online alışverişin sunduğu adrese teslim hizmeti sayesinde ürünler, alıcıların kapılarına kadar ulaştırılabilmektedirler.
İnternet satış sitesi üzerinden daha geniş ürün yelpazesinin mevcudiyeti, alıcılara daha fazla seçenekle daha çok ürün sunulmasına olanak tanımaktadır.
Elektronik ortam üzerinden alışveriş söz konusu olduğunda müşteri ilişkileri açısından ihtiyaçlar daha hızlı tespit edilip taleplere daha kısa sürede yanıt verilebilmektedir. Bu da ürünlerin ve müşteri ilişkilerinin çok hızlı geliştirilmesine olanak sağlamaktadır. Bu konuda iş analistleri ve uzmanlar, farklı iş zekalarına giderek ve hatta yapay zekalar ve algoritmalar kullanarak tüketici davranışlarını analiz etmektedirler.
E- Ticaret pazarlara girişlerdeki engelleri ortadan kaldırarak herkese eşit bir şekilde erişim imkanı ve kolaylığı sağlamaktadır.
Online işlemler akıllı cihazların kullanımı ile hızlı bir şekilde gerçekleştirilirken hata oranı önemli ölçüde azalır. Tüm belgeler ve bilgiler kısa bir sürede taraflara iletilir. Bu ayrıca iletişim için harcanan her türlü ek masraftan da işletmeleri kurtarmaktadır.
İnternette ürünle fiziksel olarak temas kurulmadığından bazı ürünler için dezavantajlı konuma gelebiliyor. Bunu ayakkabı firmasını örnek aldığımız kısımlarda detaylandırılacaktır. 
Fiziksel mağazalarda eğer yazılım programları kullanılmıyorsa stok kontrolü oldukça güçleşebilir. Fakat e-ticarette tüm verilen veritabanında tutulduğu ele alındığında stok kontrolü ve iş zekası oldukça güçlü olmaktadır.
Özellikle ülkemizdeki küçük ve orta boyuttaki işletmelerde veresiye, borçlanma  gibi durumlar vardır. Fakat online ticarette böyle bir durum söz konusu değildir. Borçlanma kredi/banka kartı alınan bankalara olabilmektedir.

18 Şubat 2019 Pazartesi

Elektronik Ticaret Çalışma Sistemi

Elektronik Ticaret Çalışma Sistemi

Müşteri gözüyle baktığımızda özet olarak belirtmek gerekirse internet üzerinden bir e-ticaret sitesine girilir. İhtiyacı olan ürün aratılır. Sonrasında çıkan sonuçlara göre ödeme bilgilerini giren kullanıcı  ürününün kargo firması ile gelmesini bekler. 
Fakat işin arka planında birçok sistem çalışmakta ve yaşam döngüsü sağlıklı bir şekilde devam ettirebilmesi için bakımları yapılmaktadır.
Üreticiler ve tedarikçiler gözünden baktığımızda ise tedarikçi ya kendi e-ticaret sitesini kurarak bu işe adım atar veya mevcut olan sistemlere, pazar yerlerine üyelik, abonelik yolunu seçer. Elbette bunların her ikisinide yapabilir. Bu projede örnek vereceğimiz ayakkabı firmasının her ikisini de yaptığı ilerleyen başlıklarda belirtilmiştir.  Yukarıdaki görsel 2010 yılına ait olduğundan burada eksik olan bir kısım vardır. Artık müştericiler, tedarikçilerden aldıkları ürünleri sosyal medya üzerinden banka ödeme altyapısı olmadan (kapıda ödeme) alışverilerini rahatlıkla gerçekleştirebilmektedirler. Tedarikçiler sanal pos almak için bankalarla etkileşime geçerek ödeme altyapısını oluşturmaktadırlar. Adım sırası ürünlerini sunmaya, pazarlamaya geldiğinde ürünlerinin görsellerini ve bilgilerini yönetim panellerinden ekleyerek elektronik ticarete atılmaktadır. Gerisi satışlarını artırmak için göstereceği çabaya bağlı olmaktadır.  Detaylar ayakkabı sektöründeki bir firma baz alınarak ilgili başlık altında işlenmektedir.
E-Ticaret çalışma ekosistemi içerisindeki diğer unsurlara (banka, lojistik, sigorta v.s)  ise bu proje içerisinde detaylandırılmayacaktır.

İnternetin Tarihsel Gelişimi


İnternet’in tarihi,  1950’lerde bilişim teknolojilerinin gelişmeye hız vermesi ile başlamıştır. ARPANET, 1960‘ların başlarında ABD Savunma Bakanlığı tarafından desteklenen ağ çalışmalarından birisidir. İnternet Protokolü’nü (IP) kullanan ilk ağ olan ARPANET (Gelişmiş Araştırma Projeleri Dairesi Ağı), ABD Savunma Bakanlığı bünyesine bağlı ARPA (Gelişmiş Savunma Araştırmaları Projeleri Birimi) tarafından geliştirilen dünyanın ilk paket dağıtımı ağı ve evrensel internetin öncüsüdür.

Bununla beraberinde farklı ağların daha büyük bir ağa bağlanmasını mümkün kılan ARPANET, internet konusunda gerçekleşecek gelişmelere öncülük etti. 1981 yılında Computer Science Network (CSNET)’in National Science Foundation (NSF) tarafından fonlanmasıyla ARPANET‘e olan erişim genişletildi. 1982’de TCP/IP, ARPANET’teki standart ağ protokolü olarak dünyaya tanıtıldı. 1980’lerin başında NSF tarafından çeşitli üniversitelerde ve kuruluşlarda bilgisayar merkezlerinin kurulması desteklendi. 1986 yılında NSFNET projesi ile bu kurulan merkezler birbirine bağlandı. Bu sürecin ardından ticari internet servis sağlayıcıları 1980’lerin sonlarında ortaya çıkmaya başlamıştır. 
İngiltere’den Tim Berners-Lee 1989’da World Wide Web (WWW) üzerine yaptığı çalışmalar sayesinde zengileştirilmiş text dökümanlarını çalışan bir ağ sistemine entegre etme konusunda ilerleme kaydetmiştir. Bu gelişme modern internetin doğuşuna sebebiyet vermekteydi.
1990’ların ortalarından itibaren, e-posta, anlık mesajlaşmalar, VoIP, video görüşmeler, forumlar, bloglar, sosyal ağlarıyla ve tabiki online alışveriş siteleriyle gelen www, kültürümüzde ve toplumumuzda evrensel bir devrim oluşturmuştur.
Türkiye’de internet kullanımı ise ilk kez 12 Nisan 1993 tarihinde ODTÜ'den, Ankara-Washington arasına kurulan bir  kiralık hat ile gerçekleştirilmiştir. Bu bağlantı hızı 64 Kbps hızındaydı. İnternetin evlerde kullanılması ise servis sağlayıcılarının ortaya çıkması ve çeşitlenip sayılarının artması ile oldu. İnternetin ilk yıllarında, bireylerin ağa erişim için en fazla kullandığı yöntem çevirmeli bağlantı kullanımıydı. Sonrasında ADSL teknolojilerinin gelişmesiyle internet bağlantı hızları artmış olup teknolojiyle birlikte gelişme göstermiştir.

Twitter Delicious Facebook Digg Stumbleupon Favorites More