2 Mart 2019 Cumartesi

Geleneksel Ticaret ile Elektronik Ticaretin Karşılaştırılması

Elektronik ticaret, internetin sunduğu geniş olanaklar neticesinde gün geçtikçe gelişmeye devam etmektedir. Hem satıcılar hem de alıcılar açısından büyük avantajları bulunan ticaretin bu türü özellikle ülkemizde internetin ve beraberinde mobil cihazların yaygın olarak kullanılmasıyla hacmini gün geçtikçe artırmaktadır. Açılan E-ticaret siteleri ve sosyal medya sayesinde şirketler ürünlerini tüm dünyadaki tüketicilere hızlı, kolay ve masrafsız bir şekilde sunarak pazar paylarını ve neticisinde karlılıklarını artırmaktadırlar. Alıcılar ise karşılarına çıkan sınırsız ürün ve hizmet seçeneği arasından istediklerine bir tıkla ulaşabilmenin avantajlarından yararlanarak kolay bir şekilde alım yapmanın keyfini çıkarmaktadır.
Normal mağazaların ödedikleri kira, fatura bedelleri ve personel giderleri gibi sabit giderler e-ticaret web sitesi söz konusu olduğunda önemli ölçüde düşmektedir. Maliyetlerdeki ve giderlerdeki bu düşüş ise ürünlerin fiyatlarına yansıtıldığından e-ticaret sitesi üzerinden çok daha ekonomik fiyatlarla ürün satılı alınmasına olanak sağlanmaktadır.
Online alışverişin sunduğu adrese teslim hizmeti sayesinde ürünler, alıcıların kapılarına kadar ulaştırılabilmektedirler.
İnternet satış sitesi üzerinden daha geniş ürün yelpazesinin mevcudiyeti, alıcılara daha fazla seçenekle daha çok ürün sunulmasına olanak tanımaktadır.
Elektronik ortam üzerinden alışveriş söz konusu olduğunda müşteri ilişkileri açısından ihtiyaçlar daha hızlı tespit edilip taleplere daha kısa sürede yanıt verilebilmektedir. Bu da ürünlerin ve müşteri ilişkilerinin çok hızlı geliştirilmesine olanak sağlamaktadır. Bu konuda iş analistleri ve uzmanlar, farklı iş zekalarına giderek ve hatta yapay zekalar ve algoritmalar kullanarak tüketici davranışlarını analiz etmektedirler.
E- Ticaret pazarlara girişlerdeki engelleri ortadan kaldırarak herkese eşit bir şekilde erişim imkanı ve kolaylığı sağlamaktadır.
Online işlemler akıllı cihazların kullanımı ile hızlı bir şekilde gerçekleştirilirken hata oranı önemli ölçüde azalır. Tüm belgeler ve bilgiler kısa bir sürede taraflara iletilir. Bu ayrıca iletişim için harcanan her türlü ek masraftan da işletmeleri kurtarmaktadır.
İnternette ürünle fiziksel olarak temas kurulmadığından bazı ürünler için dezavantajlı konuma gelebiliyor. Bunu ayakkabı firmasını örnek aldığımız kısımlarda detaylandırılacaktır. 
Fiziksel mağazalarda eğer yazılım programları kullanılmıyorsa stok kontrolü oldukça güçleşebilir. Fakat e-ticarette tüm verilen veritabanında tutulduğu ele alındığında stok kontrolü ve iş zekası oldukça güçlü olmaktadır.
Özellikle ülkemizdeki küçük ve orta boyuttaki işletmelerde veresiye, borçlanma  gibi durumlar vardır. Fakat online ticarette böyle bir durum söz konusu değildir. Borçlanma kredi/banka kartı alınan bankalara olabilmektedir.

18 Şubat 2019 Pazartesi

Elektronik Ticaret Çalışma Sistemi

Elektronik Ticaret Çalışma Sistemi

Müşteri gözüyle baktığımızda özet olarak belirtmek gerekirse internet üzerinden bir e-ticaret sitesine girilir. İhtiyacı olan ürün aratılır. Sonrasında çıkan sonuçlara göre ödeme bilgilerini giren kullanıcı  ürününün kargo firması ile gelmesini bekler. 
Fakat işin arka planında birçok sistem çalışmakta ve yaşam döngüsü sağlıklı bir şekilde devam ettirebilmesi için bakımları yapılmaktadır.
Üreticiler ve tedarikçiler gözünden baktığımızda ise tedarikçi ya kendi e-ticaret sitesini kurarak bu işe adım atar veya mevcut olan sistemlere, pazar yerlerine üyelik, abonelik yolunu seçer. Elbette bunların her ikisinide yapabilir. Bu projede örnek vereceğimiz ayakkabı firmasının her ikisini de yaptığı ilerleyen başlıklarda belirtilmiştir.  Yukarıdaki görsel 2010 yılına ait olduğundan burada eksik olan bir kısım vardır. Artık müştericiler, tedarikçilerden aldıkları ürünleri sosyal medya üzerinden banka ödeme altyapısı olmadan (kapıda ödeme) alışverilerini rahatlıkla gerçekleştirebilmektedirler. Tedarikçiler sanal pos almak için bankalarla etkileşime geçerek ödeme altyapısını oluşturmaktadırlar. Adım sırası ürünlerini sunmaya, pazarlamaya geldiğinde ürünlerinin görsellerini ve bilgilerini yönetim panellerinden ekleyerek elektronik ticarete atılmaktadır. Gerisi satışlarını artırmak için göstereceği çabaya bağlı olmaktadır.  Detaylar ayakkabı sektöründeki bir firma baz alınarak ilgili başlık altında işlenmektedir.
E-Ticaret çalışma ekosistemi içerisindeki diğer unsurlara (banka, lojistik, sigorta v.s)  ise bu proje içerisinde detaylandırılmayacaktır.

İnternetin Tarihsel Gelişimi


İnternet’in tarihi,  1950’lerde bilişim teknolojilerinin gelişmeye hız vermesi ile başlamıştır. ARPANET, 1960‘ların başlarında ABD Savunma Bakanlığı tarafından desteklenen ağ çalışmalarından birisidir. İnternet Protokolü’nü (IP) kullanan ilk ağ olan ARPANET (Gelişmiş Araştırma Projeleri Dairesi Ağı), ABD Savunma Bakanlığı bünyesine bağlı ARPA (Gelişmiş Savunma Araştırmaları Projeleri Birimi) tarafından geliştirilen dünyanın ilk paket dağıtımı ağı ve evrensel internetin öncüsüdür.

Bununla beraberinde farklı ağların daha büyük bir ağa bağlanmasını mümkün kılan ARPANET, internet konusunda gerçekleşecek gelişmelere öncülük etti. 1981 yılında Computer Science Network (CSNET)’in National Science Foundation (NSF) tarafından fonlanmasıyla ARPANET‘e olan erişim genişletildi. 1982’de TCP/IP, ARPANET’teki standart ağ protokolü olarak dünyaya tanıtıldı. 1980’lerin başında NSF tarafından çeşitli üniversitelerde ve kuruluşlarda bilgisayar merkezlerinin kurulması desteklendi. 1986 yılında NSFNET projesi ile bu kurulan merkezler birbirine bağlandı. Bu sürecin ardından ticari internet servis sağlayıcıları 1980’lerin sonlarında ortaya çıkmaya başlamıştır. 
İngiltere’den Tim Berners-Lee 1989’da World Wide Web (WWW) üzerine yaptığı çalışmalar sayesinde zengileştirilmiş text dökümanlarını çalışan bir ağ sistemine entegre etme konusunda ilerleme kaydetmiştir. Bu gelişme modern internetin doğuşuna sebebiyet vermekteydi.
1990’ların ortalarından itibaren, e-posta, anlık mesajlaşmalar, VoIP, video görüşmeler, forumlar, bloglar, sosyal ağlarıyla ve tabiki online alışveriş siteleriyle gelen www, kültürümüzde ve toplumumuzda evrensel bir devrim oluşturmuştur.
Türkiye’de internet kullanımı ise ilk kez 12 Nisan 1993 tarihinde ODTÜ'den, Ankara-Washington arasına kurulan bir  kiralık hat ile gerçekleştirilmiştir. Bu bağlantı hızı 64 Kbps hızındaydı. İnternetin evlerde kullanılması ise servis sağlayıcılarının ortaya çıkması ve çeşitlenip sayılarının artması ile oldu. İnternetin ilk yıllarında, bireylerin ağa erişim için en fazla kullandığı yöntem çevirmeli bağlantı kullanımıydı. Sonrasında ADSL teknolojilerinin gelişmesiyle internet bağlantı hızları artmış olup teknolojiyle birlikte gelişme göstermiştir.

Twitter Delicious Facebook Digg Stumbleupon Favorites More