11 Temmuz 2014 Cuma

E-Seçim ve Kullanılan Teknolojiler

"Elektronik" anlamına gelen "e-" öneki, işlerin elektronik ortamlara taşınmasıdır. İşlerin elektronik ortama taşınmasındaki temel amaç, kolaylaştırmak ve hızlandırmaktır.
Elektronik oylama, insanların oylarını diledikleri lokasyondan ya da devletin belirlediği lokasyonlardan yapmasına göre ikiye ayrılıyor. Teknik olarak her elektronik oylama internet üzerinden gerçekleşmek zorunda değil, barkod ya da benzeri teknolojilerin bizim günümüzde kullandığımız mühür ve oy pusulasının yerini alması işlemi de elektronik oylamaya giriyor. Yani internetten yapılan elektronik oylama, (e-oylama diyebiliriz) elektronik oylamanın bir alt kümesidir.
Bugüne kadar elektronik oylama yolunu seçen ülkelerin sayısı oldukça fazladır. Örnek olarak Birleşik Krallık, Hollanda, İtalya, Brezilya, Kanada, Estonya, Avustralya, ABD ve Fransa‘yı verebiliriz. Tüm bu ülkeler haricinde Avrupa Birliği’nin de bu konuda ciddi çalışmaları bulunmaktadır.
Brezilya, bir seçimde bütün ülkede elektronik aygıtların kullanıldığı ilk ülkedir. Elektronik oy verme aygıtları 1996’dan beri kullanılmaktadır.
İnterneti anayasal hak olarak kabul eden ülkelerden biri olan Estonya 2005 yılından başlayarak yerel seçimleri elektronik ortamda yaparak bu konuda öncü olmuştur.
E-seçim sisteminde ortaya çıkan en büyük sorun sistemin güvenirliğidir. Bu soruna iki şekilde çözüm
getirilebilir. Birincisi "Chaum Usulü"ne göre (2004) seçmen oyunu kullandıktan sonra ona şifreli bir kağıt veriliyor. Seçmen evine gittiğinde kimsenin bilmediği bu şifreyle internete girerek oyunun doğruluğuna bakabiliyor. Diğeri ise "Mercuri Usulü"dür. (2002) Seçmen kullanmış olduğu oyu bir cam ekran altında görmektedir. Oyun doğruluğunu onaylayan seçmen onay tuşuna basınca verdiği oy bir hazneye düşmektedir. Daha sonra bir itiraz durumunda bu oyların sayılma imkanıda mevcuttur. Eğer seçmen oyunun hatalı olduğunu görürse, iptal tuşuna basarak oyunu iptal eder, oyunu tekrar kullanır.
Peki ülkemizde seçimler nasıl düzenleniyor?
Ülkemizde düzenlenen seçimlerde süreç, İçişleri Bakanlığı’na bağlı olan adrese dayalı nüfus sistemi çerçevesinde oluşturulan seçmen kütük listeleriyle başlıyor. Bu listeler gerek muhtarlıklara asılıyor gerekse online olarak kontrol edilebiliyor. Yapılan itirazlar ve düzenlemeler sonucu nihai seçmen listeleri ortaya çıkıyor. İnsanların seçim günü kullandıkları oylar ise YSK görevlileri tarafından -parti ve sivil toplum kuruluşları temsilcileri eşliğinde- sandık başlarında elle sayılıyor.
Sonrasında manual olarak sayılan bu oylar YSK’nin bir süredir kullandığı seçim yazılımı SEÇSİS üzerine giriliyor. (Bu arada ilk olarak 31 Mart seçimlerinde sandık görevlileri tarafından oluşturulan sandık sonuç tutanağının da SEÇSİS’e yüklendiğini belirtelim.) SEÇSİS’e girilen bu veriler eş zamanlı olarak hem YSK (Yüksek Seçim Kurulu) hem de siyasi parti yetkilileri tarafından görüntülenebiliyor.
SEÇSİS, Java programlama dili ile kodlanan, veritabanı olarak da Oracle kullanan bir yazılımdır.
Elektronik seçim sistemleri beraberinde birtakım sorunları ve tedirginliklerede açık durumda. Hangi vatandaşın hangi partiye oy verdiği bilgisi veritabanlarında tutulabilir. Bu veriler ya tutulmamalı yada güçlü bir şifreleme algoritması kullanılmalıdır. Diğer önemli sorun ise donanım ve eğitmen maliyetleri olabilir.
Bütün bu sıkıntılara rağmen elektronik seçim sistemlerinin kullanılması yazının başında da belirttiğimiz üzere süreçleri kolaylaştırır,hızlandırır. Seçimlerde görevli kişilerin sayısını azaltır. Karmaşık kağıt ve süreçler basitleşir. Kağıt israfını önler. Dolayısıyla maliyetler azalır.


0 yorum:

Yorum Gönder

Twitter Delicious Facebook Digg Stumbleupon Favorites More